Köpeğiniz için pratik beslenme rehberi

İnsan Yiyeceği: Köpekler İçin Güvenli mi?

Kısa cevap: bazıları evet, çoğu hayır. Haşlanmış tavuk göğsü, sade pirinç, havuç, elma dilimi gibi şeyleri köpeğime yıllardır gönül rahatlığıyla veriyorum. Ama sofradan kalkarken tabakta ne varsa kaseye boşaltmak — yani klasik köpek masa atığı alışkanlığı — bambaşka bir şey. Çünkü bizim yemeğimizde tuz, yağ, soğan, baharat ve şeker var; köpeğin sindirim sistemi bunların hiçbiriyle iyi anlaşmıyor. Yani sorun "insan gıdası" olması değil, o gıdanın nasıl pişirildiği.

Neden "sofra artığı" ile "insan yiyeceği" aynı şey değil

Bunu ilk köpeğimde çok geç anladım. Akşam yemeğinden arta kalan makarnayı, sosunun içinde kalmış haliyle vermeye devam ettim ve bir süre sonra hem kilo problemi hem de kronik yumuşak dışkı ile uğraştım. Oysa aynı makarnayı sossuz, sadece haşlanmış olarak verdiğimde hiçbir sıkıntı olmuyordu.

Aradaki fark şu: köpek için tehlikeli olan çoğu şey ana malzemede değil, eklentilerde gizli. Soğanlı sos, sarımsaklı yoğurt, tereyağında kavrulmuş sebze, tuzlanmış et... Bir de porsiyon meselesi var. Bizim için "birkaç lokma" olan şey, 8 kiloluk bir köpek için günlük kalorisinin ciddi bir dilimi. Bu yüzden ideal kilo takibi yaparken ilk kestiğim şey her zaman sofradan uzanan eller oluyor.

Gönül rahatlığıyla verdiğim gıdalar

  • Haşlanmış tavuk, hindi, sığır eti: Tuzsuz, yağsız, kemiksiz. Mide bozukluğunda pirinçle birlikte en çok işime yarayan ikili.
  • Sade pirinç ve yulaf: İyi pişmiş, susuz kalmayacak kadar sulu. Bağırsağı toparlar.
  • Havuç, kabak, taze fasulye, balkabağı: Çiğ havuç aynı zamanda diş için güzel bir uğraş. Balkabağı püresi kabızlıkta kurtarıcı.
  • Elma, karpuz, muz, çilek: Çekirdek ve kabuk ayıklanmış, ölçülü. Elma çekirdeği kalmasın.
  • Sade yoğurt ve az yağlı beyaz peynir: Küçük miktarda. Bazı köpekler laktozu kaldıramıyor, ilk seferde bir çay kaşığıyla test ediyorum.
  • Haşlanmış yumurta: Haftada bir iki tane, protein ve tüy sağlığı için gerçekten fark ediyor.

Bu listedeki her şeyin ortak özelliği: sade, pişmiş, baharatsız ve günlük kalorinin yüzde onunu geçmeyen miktarda. Atıştırmalık mantığıyla verilmesi gereken şeyler bunlar, ana öğün yerine geçmez.

Asla vermediklerim — zehirli olanlar

GıdaNeden tehlikeli
Çikolata, kakaoTeobromin; kalp ritmi bozukluğu, nöbet. Bitter olanı en riskli.
Üzüm ve kuru üzümAz miktarda bile akut böbrek yetmezliği tetikleyebiliyor.
Soğan, sarımsak, pırasaAlyuvarlara zarar verir, anemi yapar. Pişmiş hali de zararlı.
Ksilitol (tatlandırıcı)Şekersiz sakız, diyet ürünler, bazı fıstık ezmeleri. Kan şekerini çökertir.
AvokadoPersin maddesi; ayrıca çekirdeği tıkanma riski.
Alkol, kahve, çayKüçük miktarlar dahi sinir sistemini etkiler.
Makadamya ceviziTitreme, arka bacaklarda güçsüzlük.
Pişmiş kemikKıymık gibi kırılır, sindirim kanalını yırtabilir.
Çiğ hamurMidede mayalanır, hem şişme hem alkol üretimi.
Tuzlu/işlenmiş şarküteriAşırı sodyum, nitrit, yağ; pankreatit kapıda.

"Bir kere yedi, ne olacak?" dediğimiz noktada ne yapıyorum

Köpeğimin yerden bir şey kaptığını gördüğümde önce ne, ne kadar, ne zaman sorularının cevabını yazıyorum. 30 kiloluk bir köpeğin ağzına bir parça sütlü çikolata almasıyla, 5 kiloluk bir köpeğin yarım tablet bitter çikolata yemesi aynı tablo değil. Kusturmaya kendi başıma asla kalkışmıyorum; bazı maddelerde kusma yemek borusuna daha fazla zarar veriyor. Doğrudan veterineri arayıp ambalajı da yanımda götürüyorum.

Zehirlenme dışında en sık gördüğüm tablo ise pankreatit: yağlı bir sofra artığından bir gün sonra gelen kusma, iştahsızlık, karın ağrısı ve o tuhaf "dua eder gibi" duruş. Bayram sonrası veteriner kliniklerinin dolmasının sebebi genelde bu.

Masa alışkanlığını nasıl bozdum

  1. Yemek boyunca köpeği aynı yere, kendi yatağına gönderdim. Orada durursa yemek bitiminde ödül var.
  2. Kimseye "sadece bir lokma" iznini vermedim. Bir kişi verirse eğitim sıfırlanıyor.
  3. Vermek istediğim sade gıdaları sofrada değil, mama kabına ya da eğitim ödülü olarak ayrı zamanlarda verdim.
  4. Çöp kovasını kapaklı ve erişilmez hale getirdim. Yenilen zararlı şeylerin çoğu aslında verilmiyor, çalınıyor.

Yeni bir gıdayı denerken de tek seferde tek malzeme kuralına uyuyorum; böylece kaşıntı, gaz veya yumuşak dışkı çıkarsa suçluyu biliyorum. Yavru ve yaşlı köpeklerde bu deneme payı daha da daralıyor — yavrunun sindirimi olgunlaşmamış, yaşlının böbrek ve pankreası yorgun. İkisinde de sadeliğe daha çok sadık kalıyorum.

Sık Sorulan Sorular